17 Şubat 2011 tarihinde yine bu köşeden bir yazı yazdım.
Başlığı aynen şöyleydi: "Beylikdüzü, neden gülmez ki yüzü."
Mutlaka hatırlayanlarınız vardır. Ben yine de özetle bugünü anlatan kısımlarını kesit kesit tekrar aktarayım sizlere:
***
"Dün, bizim haber editörü Serkan Taşkın ile Beylikdüzü’nü gezdik. Elbette tamamını değil. Tamamını gezmeye kalksak, herhalde bir iki ay buralarda dolaşmamız gerekecektir. Beylikdüzü’nün kuruluşundan bugüne kadar ki süreci iyi bilen ve hatta bir fiil içinde olan bir gazeteciyim. Kurucu Belediye Başkanı Orhan Tıraşoğlu ile başlayan, Başkanvekili Şenel Turan ve daha sonrasında Nevzat Karadeniz'le devam eden ANAP zihniyetinin, televizyon kanallarına ve gazete sütunlarına malzeme olduğu günlerden AK Parti zihniyetinin hüküm sürmeye başladığı Vehbi Orakçı dönemlerini iyi bilirim. Orhan Tıraşoğlu 'yolsuzluk' iddiaları ile 'tutuklandı', yaklaşık 'iki sene' yattı. Nevzat Karadeniz tutuklandı, serbest bırakıldı. Şenel Turan gözaltına alındı, salındı. Sonra ANAP Türkiye'deki siyasi miadını doldurdu ve böylece 'yolsuzluk' ve 'rant kavgaları' da bitti. Biten ANAP'ın yerini şimdi AK Parti aldı. Beylikdüzü'nün yüzü yine gülmedi. Her dönem yolsuzluklarla anıldı, kavgaları ile ün saldı. Bir dönem önceki AK Partili başkan Vehbi Orakçı da tutuklandı, yaklaşık bir yıl yattı çıktı. Suçu vardı/yoktu bilemem ama, bildiğim tek şey bu Beylikdüzü’nün gülmeyen yüzü...
***
Şimdi Yusuf Uzun var. Sayın Uzun da AK Partili ve daha iki yılını tamamlamadan tartışılmaya başlandı. Dün kimi ziyaret ettiysem cümle âlem anlaşmış gibi tek kelime ile özetliyorlar şimdiki mevcut durumu: 'Bunlar Orhan Tıraşoğlu'nu, bunlar Vehbi Orakçı'yı arattılar...'
***
Evet...
Bu sözleri tam 3 buçuk yıl önce söylemişim. Şimdi altına tekrar imzamı atıyorum. Bu Beylikdüzü'ne kim yönetici oluyorsa başı beladan kurtulmuyor. Ya görevi bırakıp gidecek ya da görevden alınıp cezaevine girecek.
Çünkü yönetici kademesindekiler bir şekilde suça meyil gösteriyor veya gösteriliyor.
Suçsuz insanlar masumca cezaevlerinde yatıyor. Benim bu duruma vicdanım rahat değil. Ama ortada bir gerçek var, Beylikdüzü'nün güldürmediği...
Bakın bu dönemde de Yusuf Uzun hakkında çok sayıda dava açıldı. Sonuç/karar ne olacak bilemiyoruz. Adaletin ve hukukun tartışıldığı şu günlerde sürprizlerle karşılaşabiliriz.
Yine Yusuf Uzun'un yakın arkadaşı, dostu ve iş ortağı Belediye Başkan Yardımcısı Ali Gençbay...
Sultangazi Belediyesi'nde bir ihalede "evrakta sahtecilikten" ötürü inşaat mühendisliği mesleğinden 1 yıl men edildi.
Akabinde davalık olmaktan kurtulamadı tabi.
2013 yılı Nisan ayında verilen son mahkeme kararıyla 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sonra denetimli serbestlikten faydalanarak cezaevine girmekten yırttı.
***
Ali Bey, tüm bu olanlarla Beylikdüzü Belediyesi'ndeyken karşılaştı. Tamam ceza almasının nedeni Beylikdüzü değil ama buraya yönetici olan insanların da bir türlü yüzü gülmüyor, güldürmüyor.
Peki, bu kadroda yüzü gülmeyen başka kimler var?
Neden gülmüyorlar?
Halka bir türlü "inemiyorlar" ama halkın parasını ceplerine nasıl "indirdiklerini" anlatacağım.
Eee...
Durum böyle olunca ne halk güler, ne belediye yöneticisi...




