Bir şeyi hep merak ederim;
'Recep Tayyip Erdoğan bu kadar çapsız ve beceriksiz adamlarla bunca yolu nasıl kat etti?' diye...
Analiz kabiliyetime güveniyorum, beni çok yanıltmadı.
Parti yavaş yavaş millileşiyor ve bu da bana biraz olsun umut...
Milli görüş çizgisi ile ülkücü hareketin ümmetçi kanadı, partiye hakim olmaya başladı ve bunlarda bende ki umut ışığını biraz olsun yeşertti...
Çapsız adamlar dedim ya, kimse alınmasın ama partinin son iki yılını çıkın, geriye doğru on iki yılı tamamen fiyasko.
Güzel hizmetler yapıldı, kimsenin inkar ettiği yok. Lakin kırılan, dökülenler bunca hizmetlere gölge düşürdü!
İlk kurulduğu yıllar AKP-PKK'dan daha tehlikeli demiştim. Demiştim ve yanılmadım gerçekten, tehlikeli geldiler. Milli ya da milli olmayan politikalar izlediler.
Bir takım komünist, sözüm ona aydınların, "Akil adam" olması, kardeşlik safsataları, çözüm süreci gibi, hiçte milli olmayan hatta devletin milletin temelinde bir dinamit gibi patlaması.
Ergenekon, balyoz vs. uyduruk davaların açılması, ordunun içinin boşaltılması ve sonuç olarak 15 Temmuz darbe girişimine yavaş yavaş gelinmesi...
***
Son iki yıla bir bakın hükümet yetkilileri bile on iki yıllık süreci yanlış olarak değerlendiriyor.
"Yanıldık" diyorlar ama sadece FETÖ için söylemiyorlar, çözüm süreci içinde söylüyorlar. Netice itibari ile gerçeği gördüler ve hatadan döndüler ya da ben döndüklerine inanıyorum.
Genel politikalar yerele de sirayet ediyor. Bir çok il ilçe teşkilat yapılanmasına bir bakınız benim ne demek istediğimi çok net anlarsınız.
Mesela bölgemiz Küçükçekmece ve Esenyurt'u bir kenara koyun, diğer ilçelerde AK Parti teşkilatı var mı?
Fiilen var, elbette tabelaları var, on beş yirmi kişi girip, çıkıyor. Kapılarında nöbetçi polis var lakin teşkilat binalarında ruh yok!
Avcılar, Beylikdüzü, Büyükçekmece, Çatalca ve Silivri...
Bu saydığım ilçelerin Belediye başkanları CHP'li. Belediye meclisinde muhalefet AK Partili.
Belediye başkanları istediği hizmeti yapıyor mu? Evet yapıyor, hiç bir engelleme olmadan meclisten istediği kanunlar geçiyor mu? Evet geçiyor.
Belediye başkanının ve CHP'li belediye meclis üyeleri hiç bir zorlukla karşılaşıyor mu? Hayır.
Hadi diyelim oylamalarda çoğunlukta olan üyelerin oyu ile her kanun geçiyor, bu kanun maddelerinin kaçını adliyeye taşıyıp, geçmesine engel olunuyor? Hiç birisine.
O zaman demek oluyor ki CHP'li belediyeler güzel hizmetler yapıyorlar çünkü AK Parti'den itiraz sesleri yükselmediği sürece CHP'lilerin yolu doğru demek ki. Avcılar'da kendi kendilerini yemelerine rağmen halen CHP şanslı!
***
Beylikdüzü'nde Ekrem İmamoğlu, Büyükçekmece'de Dr. Hasan Akgün, Silivri de Özcan Işıklar, Çatalca'da Cem Kara...
Böyle kuzu gibi bir muhalefetin olduğu yerde CHP girdiği her seçimi eze eze alır!
AK Parti kendini yenilemeli, il ilçe yöneticileri başta olmak üzere AK Parti teşkilat yapısını yenilemeli. Bazı yerlerde partiye Lazlar hakim, bir başka yerde Kürtler! Kürt-Türk ayrımı yapmıyorum ama maalesef vatandaş konuşuyor işte.
AK Parti teşkilatlarında herkes bir birini gammazlıyor, herkes bir birine FETÖ şüphesi ile bakıyor.
Neyse bu haftalık bu kadar yeter çünkü yerim buraya kadar haftaya daha detaylı ve ayrıntılı bir şekilde bu konuyu işleyeceğim.
Silivri CHP, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özcan...
Geçtiğimiz pazar günü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bölgemizde bir dizi etkinliklerde bulundu.
Kemal Bey'in Silivri'de morali bozulsa da Beylikdüzü'nde yerine geldi.
Silivri de bir otelde basına çiftçiye konuşma yaptı, sonra Silivri Belediyesi'nin üzerinde çalıştığı TÜRAM projesini yerinde gezdi.
Kılıçdaroğlu'nun geleceğini günlerdir anonsla duyuran belediye yetkilileri, alana ciddi bir katılım sağlasalar da Kemal Kılıçdaroğlu selam bile vermeden, geldiği gibi gitti.
Çok ayıp ettiğini belirtmek isterim. Tabi sadece ben değil, o alana genel başkanlarını dinlemeye gelen yüzlerce vatandaş bile benimle aynı fikirde idi. Yani onlarda Kemal Kılıçdaroğlu'nu "bırak konuşmayı bir selam vermedi ve alana gelen yüzlerce partiliyi yok saydı" diyerek haklı tepkilerini dile getirdiler.
Bir de çok sıkı koruma vardı, protokole araba içinde geldi. Aynen geldiği gibi araba içinde gitti. Yani vatandaşa bir el sallama nezaketinde bile bulunmadı vesselam Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu tavrı yani kim bilir tepkisi bence 'Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar'aydı...




