Türkiye genelinde her siyasi partide “istifa sesleri” yankılanıyor. İlk olarak AK Parti ve MHP’de gördük. Şimdi aynı istifa hadiseleri CHP’de.
Fakat CHP’nin biraz farklı. Çok önemli isimler istifa ettiği gibi çok önemli iddiaları da beraberinde getiriyor.
Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi başta olmak üzere, onunla eşdeğerdeki kuvvetli isimler CHP’den ayrıldı. Gerekçe neydi? Kendilerine haksızlık yapıldığını düşündüler. Ama doğru ama yanlış.
CHP bugüne kadar hangi konular üzerine en çok savunma yaptı: Laiklik, Cumhuriyet ve Atatürk…
Bu değerler uğruna siyasete gönül vermiş kişiler, sadece kendilerinin CHP kadrolarında yer aldığını ifade ederken; başka partilerin başka misyonlar edindiğini söyleyip durdular.
Siyasetin garipliğinden olacak ki, şimdi bu değerlerin savunucuları partilerinden istifa ederek, aslında böyle düşünmediklerini ortaya koyuyorlar.
***
Listelerde olan ya da aday gösterilmeyen kişiler, hemen “Hayır arkadaş! Ben olacaktım. Eğer ben yoksam, siz de yoksunuz.” diyerek çekip gidiyorlar.
AK Parti ve MHP’deki sular duruluyor ve herkes işine bakıyor. Ama CHP neden işine bakamıyor bir türlü?
Çünkü haksızlığa uğrayanlar saymakla bitmez. Sadece birkaç kişiden ibaret değil ki! Sayıları yüzlere varan kitleler…
Durum böyle olunca süreç sancılı geçiyor ve handikaplar üstüne handikaplar yaratılıyor.
İşte haksızlık nedeniyle sesini duyurmaya çalışan Silivri’deki CHP üyeleri ortada.
Örgütün kararına yapılan saygısızlığa karşı, Ankara’da bir direniş gerçekleşiyor şu günlerde…
Haklılık payı var elbette ama bu olayların gelişmesinin baş aktörü hiç şüphesiz ki Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar’dır. Çünkü kendi örgütünü ve önemli isimleri kucaklayamadı. Hep kavga etti. Eğer bugün herkesle geçinebilen bir kişi olsaydı Özcan Işıklar, silme seçimi kazanırdı. Kazancının en büyük sermayesi “vefa” olurdu.
***
Bugün gelinen noktada böyle bir kucaklama ne yazık ki mümkün değil. Adaylığı açıklandığı gün, ilk konuşmasında “Kimseye kırgınlığım yok” dedi.
Çok yanlış bir söz ve yanlış bir ifade. Ne demek kimseye kırgınlığım yok!
Sen koskoca Silivri’nin başkanısın. Senin böyle bir tasarrufun ya da kanaatin olabilir mi? Böyle bir şansın var mı? Kimseye küsebilir misin ki?
Sen kimseye kırılamaz, küsemez ve darılamazsın. Ha “gönül dostuna küsermiş” diye bir söz var. Seçim kapıya dayandı. Yıllardır kavga edip durdu Özcan Işıklar. Bu yüzden ne gönül kaldı, ne dostluk var, ne bağ var. CHP bayrağı altında bile insanların önünde saygıyla eğilemiyor.
***
Bir belediye başkanı elbette herkesi sevindiremez, mutlu edemez. Ona tepki gösterilir veya küslükler olabilir. Ama o belediye başkanı, o şehrin en mükemmel insanı olup, kişiyle ve kişilerle bir şekilde arayı düzeltmelidir. Bu yapılmadı.
Halkın önünde eğilmeli, halkın içinden çıkmamalıdır.
CHP üyelerinin sosyal medyadaki paylaşımlarını hep birlikte okuyoruz.
“Bu zamana kadar arayıp sorulmadık, ön seçim yapılacak bize mesaj atıyorlar” diyerek sıkıntının ne kadar büyük olduğunu göstermekteler.
***
Teşkilatçılık, particilik, gurup hareket etme zor işlerdir. İçinde çok sesliliği barındırır. Eğer her ağızdan bir laf çıkıp ve bunun önüne geçilemiyorsa, bir şeyler ters gidiyor demektir. 2009 yerel seçimlerindeki CHP’yi Silivri’de şimdi göremiyoruz. Bir kişiyle ters düşüp kavga edersin de, onlarca kişi ne be arkadaş…




