Geçtiğimiz hafta 12 Temmuz'da “Rantdaşlar” başlıklı köşe yazımda AK Parti il ve ilçe teşkilatları bölük pörçük, şu şunun, falanca filancının adamı dedikten sonra, bu dağınık yapıyı derleyip toparlayacak, her il ve ilçeye bir “ağabey lazım” demiştim.
Yazımı okuyan bazı bayan okurlarımdan tepki aldım, “İrfan abi hep ağabey mi lazım niye bir abla olmaz mı?” diyorlar...
Olur, haklılar ve mahcup oldum. Elbette ablada olur. Yıllarca siyaseti erkek üzerine kurguladığımız için “ablalar” aklımıza gelmiyor.
Halbuki bir çok erkekten daha delikanlı, mert, güçlü ve kuvvetli kadınlarımız var. Kaldı ki günümüzde ve her alanda erkek kadın ayrımcılığı kalktı ama bir tek bizim beynimizden kalkmadı demek ki!
Her işin odağına yani tepesine sürekli erkekleri oturtuyoruz.
Kısacası ben o yazım için tüm kadınlardan özür dilerim. Özür dilerim derken bir kusur işlemedim, sadece üslup hatası yaptım.
***
Yine o yazıma oldukça güzel tepkilerde aldım. “Duygularımızı kaleme almışsın” diyen kadın ve erkek okurlarımın, benimle aynı düşünceyi paylaşmalarına sevindim. Keşke benim sevineceğim değil de, benim yanıldığımı “AK Parti önümüzdeki yerel seçimlerde çok büyük zaferler elde edeceğini” söyleselerdi.
Partiden, partililer bile umudu kesmiş görünüyor.
***
Kimse, ne 12 Temmuz’da yazdığım yazıya, ne de bu yazıya kızmasın. Kızmadan, köpürmeden, şapkanızı koyun önünüze ve düşünün “Nerede yanlış yapıyoruz” diye.
Sürekli yazdım, söyledim. Gönülden gönüle köprü yapmadıktan sonra, ülkenin her yerine otoyollar, viyadükler, köprüler, tüneller yapsan da bu millet gönül köşküne otağ kuranı seçer.
Demem o ki önce gönül kazanın, sonra seçim kendiliğinden kazanılır.
Sen benim evimin önüne kadar, hakaret ederek, küfür ederek, kaşını çatarak, surat asık, bir tebessüm bile etmeden, yeşil halı döşesen, evimin kapı kollarını altından yaptırsan, gönlümü kazanmadıktan sonra bu hizmetlerin hiç bir değeri olmaz.
***
Şu anda İstanbul İl Başkanından başlayarak tek tek sayayım mı?
Saysam yazı uzar. Peki ben size sorayım şimdi ve sizde bana cevap verin, söyleyin bakalım hangi ilin, ilçenin yöneticilerinden ve ilçe başkanlarından memnunsunuz?
İnan söyleyemezsiniz çünkü çok iyi biliyorum ki hiç memnun değilsiniz.
***
İl ilçe yönetimlerinin yanı sıra Belediye Başkanları, Belediye Meclis Üyeleri partinin oy kaybına en büyük etken.
Bürokrat vatandaşı üzer fatura hükümete çıkar. Yolda polis vatandaşı üzse fatura yine hükümete kesilir. Valiler, kaymakamlar, bürokratlar iktidar partisinin aynasıdır.
***
AK Parti hükümeti 16 yılı bırak, son yıllarda yaptığı iyi ve hayırlı hizmetlerle bile yüzde yetmiş oy alması gerekirken, MHP’nin desteği ile paçayı zor kurtardı.
Recep Tayyip Erdoğan’ın rakiplerine bakın ve bir de aldıkları oya...
Sayın Devlet Bahçeli aday olsaydı, Tayyip Bey seçilir miydi sizce?
Kısacası genel iktidarın yolu yerelden geçer.
Yarın ki yazımı okuyun iyi analiz edin. Bu günlük bu kadar...




