AK Parti, İstanbul'da "seçim kaybeden" teşkilatlarda değişikliğe gidince sesler yükselmeye başladı: "Biz başarılıydık, aday yanlıştı!"
**
Teşkilatın, yani ilçe başkanının sığındığı tek gerekçe; aday!
Kendine bakmaz, kendini görmez, teşkilatına sahip çıkmaz vs...
Bir de şöyle durum var, AK Parti İstanbul'da sadece Beylikdüzü'nü kaybetti. Diğer ilçelerde aynı tas aynı hamam. Ama oylar düştü. Bu düşüşle ortaya çıkan açık; mevcut ilçelerdeki artışla tamamlandı.
İktidar hayali kurulan CHP kalesi birçok ilçede, ilçe başkanları aday gösterildi. Başbakan ve kurmayları tarafından verilen bu karar, bazı bölgelerde ters tepti. En başta Büyükçekmece'de!
Küçükçekmece'de risk alınmak istense de, en doğru aday Temel Karadeniz'di. O da ilçeden gelme. Avcılar keza öyle. Bayram Şenocak da ilçe başkanıydı. Fakat en şanslı adaydı.
Bazı tercihler doğru, bazıları yanlış.
Yusuf Uzun'lu bir Beylikdüzü nasıl planlanabildi ki yeni dönem için? Teşkilat 5 yıl boyunca
-Napolyon gibi - bağır banğır bağırdı: Olmaz, olmaz, olmaz!
Celal Babayiğit'ten sonra İbrahim Bülbüllü, ardından Nevzat Demiröz...
5 yıl içinde AK Parti Beylikdüzü teşkilatını yöneten isimler!
Babayiğit, 2011 genel seçimlerinin ardından Büyükçekmece'ye kaydırıldı. Çünkü başarılı görüldü. "Beylikdüzü cepte" mantığıyla, bir yan ilçeye (Büyükçekmece'ye) görevlendirildi.
Aslında Babayiğit de ilçe başkanıyken, Beylikdüzü Belediye Başkanı Yusuf Uzun'dan rahatsızdı. Bakmayın siz "sorun yok" falan dediğine.
Sonra meclis üyesi Av.İbrahim Bülbüllü ilçe başkanı olarak atandı. Her gelen ilçe başkanı Yusuf Uzun'dan rahatsızdı. Çünkü teşkilatı yok sayan bir mantığı vardı.
Bülbüllü de aday oldu, görevinden istifa etti, ama parti Yusuf Uzun'u tekrar aday gösterdi. Dışarıdan transfer edilen Nevzat Demiröz de nasıl bir gözlük varsa; her şeyi güllük gülistanlık gördü. 3 ay da ancak öyle görürdü zaten.
***
Büyükçekmece'ye kaydırılan Celal Babayiğit, istifasını açıkladı ve adaylığını ilan etti. Ben 3 isimden birisinin aday gösterileceğini tahmin ediyordum ama Babayiğit'i en sona yazmıştım. Recep Erol, Nevzat Sudaş ve Celal Babayiğit'ti benim adaylarım.
Neden böyle bir sıralama yaptığımın yanıtı uzun. Ama seçimi kazanmak istiyorsa AK Parti, bu şekilde hareket etmeliydi.
Trabzonlu Dr.Hasan Akgün'ün karşısına, Trabzonlu bir aday çıkarmak isteyince AK Parti; ters tepti. Biraz sokak ağzı olacak ama "zehiri panzehirle yok etmek" hesabıyla böyle bir yol izlediler. Mantıken doğru ama uygulamada sıfır. Çünkü Celal Babayiğit, teşkilatçı bir siyasetçi değil. Düz mantık yürüten biri.
Şeker gibi insan, güzel bir dost, güler yüzlü; ama teşkilatın çilekeşi değil...
Bütün olarak düşünülmesi gereken şeyler bunlar. Yerel seçime giriyorsunuz beyler!
***
Seçimlerden sonra teşkilatları görevden aldılar. Bence AK Parti'nin görevden almadan önce seçimi kazanamayanların kendileri istifa etmeleri gerekirdi. Yok oylar arttı, yok iyi çalıştık, yok her şey güzeldi gibi laflar hikaye.
Şimdi Beylikdüzü'ne, Büyükçekmece'ye, Avcılar'a, Çatalca'ya, Küçükçekmece'ye ilçe başkanı aranıyor...
İLÇE BAŞKANI OLABİLECEK KİŞİ BELLİ!
Büyükçekmece'de yana yakıla ilçe başkanı derdine düşen AK Parti daha neyi bekliyor anlayabilmiş değilim. Şu durumda, şu pozisyonda, şu yangın içinde, şu başarısızlık gerçeğinden yola çıkacak olursak; bilanço ağır!
Bu hezimetten çıkmanın yegane yolu; teşkilatçı ve işi bilen birini göreve getirmektir. AK Parti Büyükçekmece'nin kongreye kadar toparlayıcısı bana kalırsa Mehmet Seyitoğlu olmalıdır. Partinin içişlerine karışmak gibi bir derdim yok. Nasıl ki malum kalemşörler oturduğu yerden "cumhurbaşkanı" alternatifi sunabiliyorlar; benim de alt tarafı bir ilçe başkanı tavsiyem yanlış anlaşılmamalıdır.
"Babayiğit olmaz" dedim kaybettiniz, kimin olması gerektiğini söyledim. Benim sözümle bir yerlere birilerini tayin edecek halleri yok ama tecrübe konuşuyor burada.. .



