Uzan zaman oldu sizlerden ayrı kaldım. Gerçi kimsede yokluğumu fark etmedi ama olsun yine de ben okurumu özledim.
Ben özledim de galiba bazıları hem özlemedi hatta yokluğumun farkına bile varmamış olacaklar ki adımı bile unutmuşlar.
Mesela yaklaşık yirmi beş yıl dostluk yaptığım, arkadaşım diye düşündüğüm bir belediye başkanımızın özel kalem müdürü, dosttum, arkadaşım ilk karşılaştığımız mekân da muhtelif aralıklarla tam üç kere “Sebati” dedi. Yine bir başka arkadaşım, dosttum ise çok uzun yıllar tanışık olmamıza rağmen hatta aktif gazetecilik yaptığım dönemlerde çok sık bir araya geldiğimiz de, konuşup sohbet ettiğim hasbihal ettiğim bir kardeşim de yine üç dört kez “Nurettin Amca” dedi.
***
Özel Kalem müdürümüzün bahsettiği muhtemelen Sebahattin Öztürk, bir diğer dost spor kulüp başkan vekili kardeşimin ise bahsettiği “Nurettin Amca” da Nurettin Girgin abidir diye düşünüyorum.
En azından sevmediğim birine benzetmediler. Sebahattin Öztürk’ü ve Nurettin Girgin abiyi severim hiç gocunmadım, lakin iki yılda unutulmak hafifte olsa üzdü beni. Üzdü beni çünkü Beylikdüzü, Büyükçekmece, Silivri’de ki sokaklar ve caddelerde ki her kaldırım taşında adım yazılı. Yani gazetecilik yaparak, yerel yönetimleri gerek eleştirerek, gerekse tavsiyelerde bulunarak ilçelere hizmet anlamından tam otuz yılımı verdim.
Hakkım ve emeğim varsa helal olsun. Halk kadirşinas, kadir kıymet biliyor elbette ama nankör olan siyaset ve bağlı kurumları...
***
Gerçi siyaset kendi içindekilere de nankör davranıyor. İsim vermeden bir örnek verecek olursam, bölgemizde uzun yıllar belediye başkanlığı yapan Anavatan Partisi döneminin hatırı sayılır bir ismi şimdilerde tek başına yaşıyor. Mal varlığı da bitti, sadece emekli maaşı ile hayatını idam ettiriyor.
Geçiminde sıkıntı yokta eski şaşalı günleri yad ettikçe gözleri doluyor. Yine bölgemizde yaklaşık otuz yıldır yakından tanıdığım birçok eski siyasetçi bu günlerde sadece bir hal hatır sorulsun istiyor ama koltuğa yapışanlar, sadece günü kurtarmanın hevesi içinde eskiler akıllarına bile gelmiyor.
Şu da bir gerçek ki hatırlayan hatırlanır. Demek ki eskilerimiz de vakti zamanından kendilerinden öncekilere nankör davranmışlar ki bu gün unutuldular.
***
Geçende HMC İnşaatın Sahibi Elazığlı Mustafa Coşkun’a ne çabuk unuttun beni gardaşım dediğimde “Abi ne ekersen onu biçersin” dedi. Galiba Mustafa Kardeşim haklı, biz ekmeyi bilemedik ve şimdi unutulmanın hüznünü yaşıyoruz.
Ne diyeyim imtihan dünyasında olduğumuza göre bunda da vardır bir hayır. Kısacası ‘hikmetinden sual olmaz yarabbi’ diyerek önümüze bakacağız.
Ve bu günden sonra yazılarıma kaldığım yerden devam edeceğim.



