Bugün gündemim Yılmaz Kandemir...
Aslında hep gündemimizde olacak. Çünkü Kandemir, Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar'ın bütün katakullilerini biliyor. Sonuçta 40 yıllık dostu ve akrabası. Bangır bangır boşuna bağırmıyor ya...
Kaldı ki, bu zamana kadar ortaya attığı iddiaları çıkıp yalanlayan bile olmadı.
Bunun nedeni ciddiye alınmadığından değil; itibarsızlaştırma politikasıyla susturulmaya çalışılmasından.
***
İddialarını yalanlayan olmadı, çünkü hepsi doğru.
Ne savcılığa şikayet ettiler Kandemir'i ne de açıklama yaptılar.
Çünkü Özcan Işıklar'ın, artık CHP'yi temsil etmediğini düşünüyor.
Bu durumdan en çok rahatsızlık duyan Yılmaz Kandemir.
Haliyle tepkisini dile getirmeye çalışıyor. Basın yeterince dikkate almadığı için sosyal medyayı kullanıyor.
Kandemir hep şunu savundu: "Özcan Işıklar mağdura oynayarak halkı kandırıyor... Laf cambazlığıyla insanları yanıltıyor... Kendini hep acındırıyor... Genel politika yapıp, yereldeki halkı gaza getiriyor... Ve tam bir yalancı..."
Kandemir bunları söyleyince bazılarının işine gelmedi tabi.
Özcan Işıklar, önceki gün Fenerköy'de "Bir tane şaibeye, yolsuzluğa, ne göz yumdum ne de yumdurdum" deyince tepesi attı.
Kandemir, son açıklamasında aynen açık açık davette bulundu ve "Adam gibi adamsan, yolsuzluk, hırsızlık, usulsüzlük yapmadım yaptırmadım diyorsan gel çık karşıma" dedi.
Bunları söylerken "elinde belgeler olduğunu" belirtmeyi de ihmal etmedi. Valla son derece ciddi bir tutum sergiliyor.
***
Kandemir, hep "parayla pulla işi olmayan" biri anıldı. Bu zamana kadar bu görüntüsünden taviz vermedi. 3 yıl koskoca Silivri Belediyesi'nin kasasını yönetti, daha bir defa hakkında rüşvet iddiası bile yok.
Kaldı ki, bir de "dürüst adam" diyorlar...
Dürüst adamlık bu iddiaları ispatla ortaya çıkacak. Kendisi "elimde belgeler" var dediğine göre işkembeden atmıyor olmalı.
Özcan Işıklar'ın yapması gereken açık ve net iki yol var: Ya iddiaları yalanlayıp gidip savcılığa şikayette bulunacak...
Ya da Kandemir'in karşısına çıkıp "açıkla ne varsa" diyecek...
Kandemir, CHP adayı Özcan Işıklar'ı resmen "hırsızlıkla" suçladı. Demek ki bir şeyler biliyor. Yoksa durduk yere kim kime hırsız demiş?
Bakın gazeteci dese anlarız, işin içinde başka şey vardır. Bunu diyen 40 yıllık arkadaşı! O'nu çok iyi tanıyan biri. Tabiri yerindeyse "ciğerini bilen" kişi.
Bu hırsızlık suçlamasının vebali ağır olur. Özcan Işıklar bu suçlamaya açıklık getirmeli. Yoksa durum vahim...
***
BERKİN ELVAN'IN CENAZESİ
Son yılların en büyük "katılımcı toplumsal tepkiyi" dün gördük.
15 yaşındaki Berkan Elvan'ın cenazesinde.
Evvelden de Hrant Dink'te görmüştük...
Bu konu üzerine sadece iki sorum var:
Biz ne şehitler verdik bu meydanlar neden böylesine dolmadı?
Böyle dolduruşa sebep olan ve/veya olanları neden kimse sorgulamadı?



