Yargısız infaz yapan bir anlayışa sahip olduğumuz için, bazı mevki / makamlara gelen kişi veya kişileri hemen yaftalarız. Bu duruma kimi zaman kıskançlık, yedirememe, çekememe vb. insanoğlu özgüsü duyguları katarız.
Sevenler sevmeyenlere inat "iyi oldu, hak etti" derken, sevmeyenler ise "adaletsizlik, haksızlık" fikirlerine ek olarak ayıplama yöntemini tercih eder.
Orta yolu yoktur aslında bu işin. Herkes kendine göre görüş bildirse de, hak terazisi şüphesiz ki Allah'ındır.
Ademoğlu olarak bizler, kendi benliğimizdekileri objektifçe sunmaya özen göstermeyiz.
7 Haziran'a 10 günden az bir süre kaldı. Türkiye, son zamanların en önemli seçimlerini gerçekleştirecek. Vatanımıza ve milletimize hayırlar getirsin. Lakin iş bu kadar basit olmuyor.
Ülkeyi ve fertlerini yönetecek kişileri tayin ederken, oy kullanmanın yanında bu kişilerin kimler olduğu kadar önemli bir gerçek var.
Siyasi partilerin adayları halen tartışılmaya devam ediyor. Kimseye kimseyi beğendiremezsiniz. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'nin bölgemiz adaylarını oluştururken en vicdanı yöntem önseçimler/temayüllerdi. Önseçimleri kaynak gösterip listeleme yapan siyasi parti sadece CHP'dir. Kimse ık mık demedi; çünkü CHP'nin kendi üyeleri tercihini yaptı.
CHP, bu anlamda bir nevi tartışmaları sonlandırdı. Fakat ön seçim sırasında bazı isimlerin partililere "liste sunması", yani "bu isimleri yazın" demesi en yakışıksız olanıydı. Ama sonuç itibariyle CHP demokratik ortamda kendi adaylarını belirledi.
Bölgemizde Ali Şeker gibi halk adamı hak ettiği bir sırada ve muhtemelen de Meclis'e girecek. Diğer isimler de neyi hakettiyse öyle.
Lakin AK Parti ve MHP'de durum biraz farklı. Mesela MHP'nin aday belirleme yönteminin demokratik bir tabanda gerçekleştiğini zannetmiyorum. Çünkü halihazırda iki seçim döneminde bölgemizi temsil eden isimler kimler ise, yine aynı yerini koruyorlar. Yapılan ya da yapılacaklara baktığımızda bir değişiklik yok. MHP için bölgemizde Ülkücüleri heyecanlandıracak isim göremedim ne yazık ki. Taban yine partisine oy verir ona bir şey demiyorum ama diğer partilerden de oy alacak hareket lazım.
Kesinlikle Erdem Karakoç ve Volkan Yılmaz'ın üst sıralarda olması gerekirdi. MHP üst yönetimi, Hayati Arkaz gibi bir kişiyi 9'a koyuyorsa, aday belirlemede bir garabet var demektir. Erdem Karakoç'un ilk 5'te olması farklı 7 de olması farklı, 17 de olması farklı!..
Onlar bunu hak etmeyen isimlerdi. Hak ettikleri sıra daha üstleriydi...
***
AK Parti'de zaten yöntem belli: Genel Merkez... Temayül yapıldı ama pek listelere yansımadı. Gelecek dönemler için kanaat oluşturdu. 2007'den beri 3.Bölge sıralamasında yer bulan Tülay Kaynarca yakın bir arkadaşımız. Şimdi ise ilk 6'ya yerleşti.
Eğer Tülay Hanım listeden çıkarılsaydı büyük bir haksızlığa uğramış olacaktı. Temayül/önseçim önemli ama bazı kişiler ise olmazsa olmazlardan. Tülay Kaynarca'nın emek ve mücadelesini yakından bilenlerdenim. Silivri başta olmak üzere görevlendirildiği bölgelerde ciddi uğraşlar gösteriyor. Milletin vekili ünvanını layıkıyla taşıyor diyebilirim.
İlk başlarda MHP'nin "Meral Abla" furyası vardı bölgemizde. Şimdi ise "Tülay Abla". Demek ki Tülay Hanım'dan Tülay Abla tabirine bir geçiş durumu söz konusuysa, Sayın Kaynarca'nın hak ettiklerini gözardı etmemeliyiz.
Zannediyorum yeni dönemde biraz daha Silivri'yle ilgilenecek. Abla yaklaşımının karşılığı artık daha fazla. Birçok kişi 6'da görünce çeşitli yorumları da beraberinde getirmiş.
Lafı fazla uzatmaya gerek yok. Kaynarca bu bölgenin istisnasıdır, kardeşidir, ablasıdır.
İlk 6'yı hak ettiği gibi, devlet yapısında başka makamları da hak ediyor...




