Evet...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Silivri'ye geldiğine göre CHP adayı Özcan Işıklar, üst düzey tüm kozlarını oynamış oldu.
Cumartesi günü AK Parti İBB adayı Kadir Topbaş'ın geleceği duyuruldu ama CHP İlçe Örgütü hemen harekete geçip, o gün bölgede programı olan Kılıçdaroğlu'nu ilçeye getirmeyi başardı. Allah'tan Topbaş'ın programı iptal edildi de olası facianın önüne geçilmiş oldu.
Düşünebiliyor musunuz Topbaş çarşı meydanında, Kılıçdaroğlu sahilde miting yapıyor.
CHP'nin mitingi biterken, çarşı meydanına AK Parti'nin devam edecekti.
İki gurup birbirine nasıl olsa rastlayacak.
Aman Allah her şey yaşanabilirdi. Belki de bu amaçlandı ama AK Parti yetkilileri bunun önüne geçti. Bazı telefon diplomasisiyle olayı çözmeye çalışsalar da CHP geri adım atmamış ve Kılıçdaroğlu konusunda diretmiş, "Sadece uğrayıp gidecek" denmiş.
Al bir de buradan yak.
Mustafa Sarıgül daha geçen hafta Silivri'deydi. Hasret giderildi, şovlar yapıldı. Çok geçmeden Kılıçdaroğlu geldi, bir de öyle şov yapıldı, olay bitti.
Bakalım geriye kalan günlerde bir daha kim gelecek...
***
Topbaş ve Kılıçdaroğlu mitinglerinin çatışma ihtimalini düşününce 10 Kasım olayları aklıma geldi. Siyasi kurnaz Özcan Işıklar, bazı ortamları kendi lehine çevirebiliyor.
9'u 5 geçe bir sirene bastırmadı, ortalık karıştı, AK Parti'yi suçladı.
"Öğretmencağızlarımız AKP'nin yarattığı dar boğaz psikolojiden ötürü sirene basamadı" gibi saçma mazeretler üretmeye çalıştı. Yiyenler yedi. Işıklar mağdura oynadı, AK Parti kötü oldu.
Ayrıca AK Parti çelengi tekmelendi. Bunu yapan kişi bir hafta sonra dayak yedi. Halk içinde "AKP çelengini tekmeleyen kişiyi dövdüler. Bakın AKP böyle bir parti" dedirmeye çalıştı.
Allah bilir dayak yiyen o kişiyi de...
Neyse bazen çok konuşunca kabahatli oluyorum.
***
Özcan başkanımız bu tip olayların küçük emrah çocuğudur. Allem eder kallem der, "biz suçsuzuz" der. Ama AK Parti yetkilileri bunu tahmin ettikleri için Kadir Topbaş'ın programını ileriki bir tarihe erteletti.
Kılıçdaroğlu geldi, mitingini yaptı ve gitti.
***
Kemoterapi alırken, telefonumdan girip baktım neler olup bitiyor diye. Canlı yayından izledim neler söyledi diye.
Kılıçdaroğlu'nun gündemi belli: Yolsuzluk operasyonları ve ses kayıtları. Yani Başbakan Recep Tayyip Erdoğan...
Yahu seçime giriyoruz, insanlara vaat edecekleri hiçbir şey yok. İstanbul'un ulaşım sorununu çözeceklermiş. Tek onu duydum. İstanbul'da sadece bir o dert varmış gibi gelip onu söylemez mi...
***
Genel politikayı anlıyoruz. O da şart.
Keşke Silivri'yle ilgili bir şeyler söyleseydi. Bu ilçenin insanını bir okşasaydı. Gönüllerine hitap etseydi. Varsa yoksa yolsuzluk, varsa yoksa hırsızlık, varsa yoksa AKP...
Açıkçası ben Silivri insanlarıyla muhabbet sohbet etsin, proje müjdelesin, burayı iyi tanıdığını, Başkan Işıklar ile sık sık görüştüğünü falan söylemesini beklerdim. Yalan da olsa söylemeliydi.
Şimdi sıra AK Parti'de.
Bakalım onlar ne gibi hamle yapacaklar.



