Ergenekon ve Balyoz gibi davalarda, komutanların internete düşen ses kayıtlarını “mal bulmuş mağribi” gibi gazete sayfalarında “manşet” ve haber sitelerinde “son dakika” şeklinde gösteren medya, Fethullah Gülen’in olduğu iddia edilen telefon görüşmelerini görmezden geliyor.
Sorgusuz sualsiz, doğru/yanlış demeden askerleri yerden yere vuranlar cemaat medyası, bakıyorum da suskunluğa büründü.
Ciddiye almıyorlar mı, yoksa doğru cevap mı veremiyorlar?
Biri “höt” dediği zaman anında “hoşt” yanıtıyla kabaran medya, yalanlama bile yapma cesareti gösteremiyor. Hadi cemaat medyasını anladık da; Hürriyet, Milliyet ve Radikal’e ne oldu? Yani Doğan Gurubu, hiç oralı olmadı.
Doğan medyası Amerikancı’dır, İsrailci’dir. Hep bu ülkelere karşı bakış açısıyla eleştirilen Fethullah Gülen’in tutumunu artık herkes görüyordur umarım. Kendisi mevzubahis olduğunda nasıl da korunuyor…
Eee “düşmanımın düşmanı dostumdur” mantığı bu olsa gerek. Menfaatler ortak noktada buluşunca din, iman, izan kalmıyor demek ki.
***
Ben ülke genelinde, yani ulusal yayın yapan gazetelerin “tarafız” olduğuna hiçbir zaman inanmadım. Sokaktaki vatandaş bunu çok iyi görüyor ve biliyor. Zaten bir taraf olanlar, o tarafın gazetesini alıyor, okuyor, savunuyor. Çünkü aldıkları gazete onlar gibi düşündüğü için, okuyunca keyifleniyorlar ve tatmin oluyorlar.
Vatandaş, geneldeki gazetelerin taraflılığına inanırken; yerelde buna ters açıdan bakıyor. Geneldeki algı maalesef yereli etkiliyor. Siyasetçileri ya da kurumları eleştirirken, biz de “taraf olmakla” eleştiriliyoruz. Çünkü en müsait açığımız bu. Başka yerden vuramıyorlar.
Tutarsız deniyor, taraflı deniyor, haksızlık yapıyorsunuz deniyor.
Anlayacağınız, deniyor da deniyor.
Çok basit bir örnek vereyim:
Bir gün AK Parti manşette varsa, AK Partili oluyoruz.
Ertesi gün CHP’li bir kişi varsa, CHP’li.
MHP, birinci sayfadan altlarda gösteriliyorsa, MHP’yi istemiyoruz anlamı yaratılıyor.
Kimi manşete çeksek “öylesiniz” deniyor.
Hele eleştirdiğimiz zaman, aman Allah başlıyorlar saldırmaya:
- “Bir öylesiniz bir böyle.”
- “Ne oldu para mı vermediler?”
Yahu biz kimi manşete çekeceğiz?
***
Hadi genelde taraf olmayı anlarım da, yerelde taraf tutmayı anlamam. Geneldekilerin kulağı sağır. Siz istediğiniz kadar küfredin duymuyorlar. Duysalar bile, bir yandan giriyor öteki yandan çıkıyor.
Ama yerelde öyle değil. Adam sokakta yakamıza yapışıyor, yüzümüze saydır Allah sayıdır.
Vatandaşın istediği gibi olmaya gayret gösteriyoruz ama ne yaparsak yaranamıyoruz. Allah’tan bizim ne kadar gerçekçi yayın politikamız olduğuna inanan okurlarımız var da hevesimizden, heyecanımızdan ve doğruluğumuzdan vazgeçmiyoruz.
Son olarak, vatana millete her zaman hayrı faydası olan herkesin yanındayız. Biz birilerinin görmek istedikleri yayınları değil; halkın öğrenmesi ve bilgilenmesi, halkın duyması gerekenleri yazıyoruz.
Rabbim, her doğru gazetecinin önce bedenine, sonra kalemine sağlık versin. Daha yapacak, daha yazacak çok şeyler var.



