Geçtiğimiz hafta sonu benimde yönetiminde olduğum İstanbul Samsun Ladikliler Derneği'nin "Tirit" programını yapmıştık. Programa çok cüzi miktarda olsa katkı veren bir emlak firmasının gece de dağıttığı broşürler dikkatimi çekti. Broşürlere bakınca Silivri bölgesiyle alakalı olduğunu gördüm.
İlgimi çekme sebebi Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar'ın tarım arazileri ve emlak rantçılarıyla girdiği mücadelesi aklıma geldi. Ama kazın ayağı hiçte öyle değilmiş, 92 bin 700 metrekare araziye 444 adet parsel yapıldığını belirtiyor satıcı emlak şirketi. Olayı soruşturduğumda kat irtifaklı tapu alıp, bunu da parsel adı altında pazarladıklarını gördüm.
Şimdi bizim Özcan başkana sormak gerekiyor;
Bu adamlara bu tapular nasıl verildi?
Bu parselasyon yapılırken kimler aracı oldu?
Şayet emlak rantçılarıyla mücadele ediyorsan ki doğru bir davranış.
Bu adamların böyle bir rant oyununa neden göz yumuyorsun?
Şimdi diyebilirsin ki İrfan söyler boş söyler ama kamuoyu seni de biliyor beni de biliyor. Bu sorulara çıkıp, mertçe cevap vermek yerine farklı mevzulara girip, konuyu saptıracağını da çok iyi biliyorum.
Hiç boşuna debelenme. Silivri'de yapılan rant oyunlarını bende en az senin kadar takip ediyorum.
Depo ruhsatıyla fabrika kuruluyor, bizim başkan 'haberim yok' diyor ama ruhsat veriyor.
'Hisseli satışa savaş açtım' diyorsun, diğer taraftan hisseli harikalar kumpanyası düzenleniyor.
Sonra çıkıp, ulusal basına binlerce TL verip, özel haberler yaptırıp, "Ben Silivri'nin tarımını ve geleceğini kurtarıyorum" diyorsun. Bunu İrfan söyleyince de 'İrfan tu kaka' diyorsun.
Tamam İrfan tu kaka ama sen bunlara cevap ver kamuoyu aydınlansın.
Yerel basına gelince kriter getiriyorsun, Posta gazetesinden binlerce satın alıp, Silivri köylerine dağıtıyorsun.
Emlak piyasası o emlak şirketine gösterilen ihtimamı konuşuyor;
"Bu arsa sahipleri Araplar olunca Özcan başkanda biliyor ekmeğin nerede olduğunu” diyorlar.
Beni boş ver sen bu insanlara cevap ver.
Sana destek verenler, seni poh pohlayanlar gözünün önünde bu rant oyunu oynanırken, sessiz kalıp 'komünistiz, sosyalistiz, halkçıyız' ayakları yapıyorlar ama ağızlarının içindeki kanunsuzluğu görmek istemiyorlar.




