Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar, “cemaatlere yakınlaşma politikasını” son 1 buçuk yıldır iyi şekilde sürdürüyor. En başta şunu sormak gerekir: Neden böyle bir politik plan içinde?
Cevabı şu:
CHP’ye 2009 yerel seçimlerinde belediyeyi kazandıran ve kendisini başkan yapan ekiple, şiddetli geçimsizlik yaşadıktan sonra yollarını ayırdı. Bir nevi yıldırma politikası uygulayıp “tek adamlık” için yanından uzaklaştırdı. 2010’da Abdullah Yıldırım ile 2012’de Yılmaz Kandemir başkan yardımcılığı görevinden istifa ettirildi.
Selami Değirmenci, Hüseyin Şahin, Gürcan Albayrak, İsmet Kirazpınar ve Erdinç Tabak gibi kitleleri arkasından getiren isimlerle önce ters düşüp, ardından gönül koydu, sonrasında “kin” ve “nefret” beslemeye başladı.
***
2011 yılından sonraki süreçte, 30 yıllık dostluklarının üzerine limon sıkmayı bırakıp buzları eritme çabası içine giren Özcan Işıklar, kırdıklarının geri adım atmadıklarını görünce kulvar değiştirmeye başladı. Peki o kulvar hangi kulvar?
Cemaatler ve muhafazakâr seçmen...
Çünkü küstürdüğü insanları karşısına aldığı için binlerce oy kaybedeceğini düşündü ve bu düşüşü kapatması gerekiyordu.
2012 yılından itibaren camilerden çıkmamaya başlayan Belediye Başkanı Özcan Işıklar, adeta bir AK Partili gibi hava estiriyordu ilçede. Her Cuma namazını ayrı bir camide kılıp, cemaatin arasında saf tutmasıyla dikkatleri çekmeye başladı.
***
Camilerin temizliği konusuna özen göstererek hizmet etmeye çalışınca “tebrik ve teşekkür” kazanan Işıklar, ardından seccade yaptırarak alkışlanmıştı. Sosyal Demokratlık anlayışıyla “herkesi kucaklayıcı” bir intiba yaratan belediye başkanı, ne zaman ki göstermelik namaz kılmaya başladı, işte o zaman siyasi planlar güttüğünü deşifre etti.
İlk başta “mı acaba?” diye soru işaretlerine neden olurken, cemaatlere yönelik destek saflarını sıklaştırınca taşlar yerine oturdu.
***
Hatırlayanlarınız vardır. 2012 Nisan ayında bir hadise yaşandı. CHP’lileri çok kızdırmıştı. Kırgızistan ve Kazakistan’a bir dizi ziyaretlerde bulunan Silivri heyeti, buradaki camilerde namaz kılmışlardı. Hatta Özcan Işıklar’ın namaz kılarken bile fotoğrafları sosyal medyada yayılmış, tepki görünce yayından geri çekilmişti. İlk tepkiyi bu hareketiyle çekti Başkan Işıklar. Tansiyonu düşürmek için fotoğraf yayından kaldırılmıştı.
Tepkiler şöyle devam etti…
Silivri Furkan Eğitim ve Kültür Derneği’nin, yani İsmailağa Cemaati’nin Silivri Müjdat Gürsu Spor Kompleksinde düzenlediği 2013 yılı Mayıs ayındaki bir etkinliğe 40 bin kişi katılmıştı. Cübbeli Ahmet Hoca’nın da hazır bulunduğu programa Başkan Özcan Işıklar çelenk göndermiş, ve bu çelenk, CHP tabanında tepki olarak eleştiri oklarıyla Işıklar’a geri dönmüştü.
***
Yine geçtiğimiz Mayıs ayında Nakşibendi Cemaati’nin (Menzil Gurubu’nun) Zeytinburnu Abdi İpekçi Spor Salonu’nda düzenlediği programına Özcan Işıklar da katılmış; başkan bey, Mustafa Sarıgül ve Semerkand Vakfı Yetkilisi Dr. Mustafa Bahadıroğlu ile yan yana oturmuştu. 3’lünün oldukça samimi görüntüleri basına yansımıştı. Işıklar, bu hareketinden sonra da CHP içindeki bir gurubun tepkisine maruz kalmıştı.
***
Aynı Menzilciler, 11 Aralık 2013 tarihinde Silivri Megasaray’da “muhabbet gecesi” düzenlemişlerdi. Başkan Işıklar ve CHP Meclis Üyesi Doruk Bulut saatlerce programda kalmıştı. Ne hikmetse, Işıklar bu yüzden de tepki toplamıştı.
***
Namaz kıldığında “İyi ki namaz kıldı” diye kimsenin tebrik etmemesi gerektiği gibi, namaz kılmadığında “Neden kılmıyor” şeklinde de kimse sorgulamamalı. Çünkü buna hakkı yoktur.
Işıklar’a CHP’liler tarafından gösterilen tepkilerin en büyük nedeni, biraz öncede söylediğim gibi kulvar değiştirmesidir. Başkanlarının “bir öyle bir böyle” görünmesini istememelerindendir. Çünkü bir “misyonu” ve “vizyonu” olan sosyal demokrat çizgi, garabetler ideolojisi değildir. CHP’yi de özel kılan bu değil mi?
Özcan Işıklar CHP bayrağı ile yola çıktığına göre, o bayrağın “altı oku”ndaki yoldan şaşmamalı, “leke kondurmayıp” kötü düşündürmemeli.
DEĞİRMENCİ İMA ETMİŞTİ
Eski belediye başkanı Selami Değirmenci, CHP’den belediye başkan aday adaylığını açıkladığında “Dinimiz gereği yapmamız gerekiyor ama yapmıyoruz. Göstermelik namaz kılamam” diyerek son derece önemli bir mesaj göndermişti hem tabanına hem de Özcan Işıklar’a.
DİNİ KİŞİLİK GİBİ KONUŞUYOR
Dikkat ettiyseniz, son zamanlarda basında çıkan röportajlarında dini terimlere ağırlık vererek konuşuyor Özcan Işıklar.
“Taktiri ilahi”, “kader”, “Yaradan”, “kısmet”, “nasip”, “Allah yazdıysa”, “Allah razı olsun”, “hayırlısıyla”, “tevekkül” tabirlerini kullanıyor. Böyle yapınca “siyasi bir kişilik” olmaktan çıkıyor, sanki “dini bir kişilik” haline dönüşüyor. Biz bunları CHP’de görmeye alışkın değiliz, CHP’liler de duymaya alışkın değil.
AK Parti’nin, MHP’nin ve Saadet Partisi tarzı bu sözler.
“GÖNÜLLERİNİ ALIRIM” DİYİP DURDU
Tepkiler başgösterince Özcan Işıklar’ın “Oyunu alamazsam da gönüllerini alırım” mesajları vermeye çalışması, cemaatlere şirinlik yaptığını kanıtlamış oldu.
Sadece bunlarla değil elbette.
Kiptaş 1 ve Kiptaş 2 konutlarına hizmette ayrıcalık tanıması…
Gümüşyaka Tokatlılar Mahallesi’ne mescit yaptırması...
Fethullah Gülen’in yurtlarına ve hizmet gönüllülerine çeşitli desteklerde bulunması…
Hepsi cemaatlere yanaştığının ve iç içe olduğunun ispatıdır.
PEKİ SONUCU NE OLUR?
Ama Özcan Işıklar şunu iyi hesap edememektedir. Bazı olayların “şuyuu vukuundan beter”dir. Hani deriz ya, insanın adı çıkacağına canı çıksın diye, o hesap. Bugün gelinen noktada cemaatlerin gücünü inkar edersek yanlış düşünmüş oluruz. Fakat gündemdeki operasyonların etkisiyle bakacak olursak, Gülen Cemaati’nden Özcan Işıklar bir miktar oy alabilir. Sol iktidarların en büyük zulmünü şüphesiz ki cemaatler yaşamıştır. Sol’a ve solcuya asla davalarını satmazlar, geçmişe sünger çekmezler. Böyle bir şey mümkün değildir. Eğer ki yaparlarsa; işkencelere maruz kalan, boynu urganlara geçirilen, kurşunlara dizilen “usta”larına ihanet etmiş olurlar. Cennet kapılarında şahitlik edecek Allah dostları onlara sırt çevirirler.
Bu insanlar gibi düşünmek için, onlar gibi doğup büyük yaşamak gerekir. Özcan Işıklar’ın cemaatçilikle uzaktan yakından alakası yoktur. Hesap edemediği nokta burasıdır. Eli boş dönecek…
IŞIKLAR, KATIKSIZ SARIGÜLCÜ!
Bir diğer husus ise…
Sabah yazarı Sevilay Yükselir, Mustafa Sarıgül'e kayıt dışı olmak koşuluyla “arkasında cemaatin olup olmadığını" sorduğunu, cevap olarak ise Sarıgül'ün “Evet beni destekliyorlar” dediğini itiraf etmişti 2 hafta önce. Zaten bir takım “Sarıgül-cemaat bağlantıları” kurulduğu ve masaya oturdukları iddiaları gündeme gelmişti. Özellikle rüşvet operasyonlarıyla birlikte taşlar iyice yerine oturmaya başladı. Özcan Işıklar’ın da Sarıgül’e sevgi selinde bulunması cemaatten medet umduklarını gösteriyor. Sarıgül’ün destek alamayacağı gibi, Özcan Işıklar da hüsrana uğrayacaktır…



