Malum... Bir süredir köşe yazmıyor ve gündemi takip etmiyordum. Son zamanlarda yaptığım en iyi şey; kendimi dağ, tepe, dere ve ormanlara atmak oldu. Hep demiyor muyuz "Her şeyin başı sağlık" diye.. ben de ona göre yaşıyorum artık. Ama gel gelelim ki, gazetecilik mesleği öyle bir çırpıda unutulacak, bırakılacak ve ötelenecek şey değil.
Hayatım boyunca gazetecilik yaptım, siyasetin içinde oldum, kamuoyunun nabzını yokladım. Belki birkaç yıldır aktiflik göstermesem de, usulca ve sessizce takip etme gayreti gösterdim.
Gündemin içinde yer almadan, dışından seyrettim. Sosyal medyada denen illet artık telefonlara kadar girdiği için benim de en yakın arkadaşlarımdan bir tanesi feysbuk'tu. İstanbul'un ormanlarına kendimi bıraktığımda, dedikodunun bir numaraları adresi internetteydim. Kim ne yazıp çiziyor, her ne kadar ses etmesem de okudum. Söyleyecek elbette çok şey var. Mümkün olduğunca köşelerime devam etmeye çalışacağım.
***
Ne dedik; önce sağlık!..
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Beylikdüzü Medicana, Beylikdüzü Kolan Hastanesi'nde tedaviler oldum ve kontroller yaptırdım. Önceki gün de yine bazı kontroller için Büyükçekmece Kolan Hastanesi'ne gittim.
Sağlıktan ödün vermek istemiyoruz ya, hastaneler deva merkezleri güya. Şifayı veren de alan da Rabbimiz; sağlık kuruluşları sadece vesile oluyor. Bu inancım içinde kendimi Türk Hekimlerine emanet ettim. Hekimler iyi ama personellerin ayardan geçmesi, yakalarının silkinmesi gerekiyor. Büyükçekmece Kolan Hastanesi'ndeki bazı birimlerde hasta ilgisizlikleri dikkat çekiyor. Bizzati ben yaşadım, gördüm. Hatta feysbuk'tan dert yanıp dile getirdim: Şu Büyükçekmece Kolan çalışanları, biraz Beylikdüzü ve Silivri'deki personellerden ders alsın!..
Amacım üzüm yemek olduğu için bağcıyı dövmedim. Yani hastane çalışanların hatasını, kuruma ve kurum sahiplerine mal etmedim. Nitekim Kolan Sağlık Gurubu, sektörde öncüler arasında. Sahipleri de yine kadirşinas insanlar... Yardımı esirgemezler, insanları ve hastaları küçük görmezler...
Hesapları da bellidir, hizmetleri, niyetleri ve kişilikleri de. Başkaları gibi ego tatmin etmezler.
Her neyse, yine dostlar aracılığıyla ilgilerini esirmeyen Kolan Hastanesi yönetimine teşekkür ederim.
Sağlığımıza dikkat etmeye devam edeceğiz inşallah...
***
Söz sağlıktan açılmışken, sadece kendi sağlığımıza değil, "sağlık sektörüne" de dikkat etmeliyiz öyle değil mi?
Silivri, Büyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt başta olmak üzere devlet ya da özel birçok sağlık kuruluşları var. Gazeteci dostlarım ve kardeşlerimi eleştirmek istiyorum. Yazılacak konuları es geçiyorlar. Belki etliye sütlüye karışmak istemediklerinden ötürüdür ya da Polat Alemdar tiplilerle muhatap olmak zorunda kalmamak içindir!..
Onlar da kendilerine göre haklı. Ama gerçek şu ki, toplum kimin ne halt ettiğini iyi bilmeli. Bildiği halde duyarlılığını göstermiyorsa saygım sonsuz. Unutmayalım, milletten üstün kimse yok!..
Gazetecilik eşittir siyaset demek. Siyasetsiz olmuyor. Hele ki mahalli gazetecilikte siyasilerle iç içesiniz. Gazeteciler siyasetçileri ciğeri gibi bilir. Siyasete soyunanların amaçlarını da öyle.
Dikkat ettiyseniz, son zamanlarda yani seçim öncesinde sağlık sektöründe olup siyasete soyunanları görmüşsünüzdür.
Mesela Dr.Hayati Arkaz... Anadolu Hastaneleri'nin sahibiyken, Medicalpark Hastaneleri'nin "satın aldığı" firmanın patronu. Yani Medicalpark'ın şimdiki Silivri Şube Başkanı diyelim. Ne yaptı kendisi, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)'den milletvekili adayı oldu. Genel Merkez Yönetimi'nce 9'uncu sırada
gösterildi. Mal bulmuş mağribi gibi üst sıralara yazmaları tamamen saçma olurken, Dr.Hayati Arkaz'ı iyi tanıyıp bilmediklerini düşündüm. Hala öyle düşünüyorum. Temayül öncesindeki yazılarımız ve girişimlerimiz olumlu sonuç vermiş ki, Allah'tan seçilebilir yere koymadıklar..
Çünkü Arkaz'ı listeye almak bile MHP'ye oy kaybettirecek. Arkaz karanlık bir insan olmak için elinden geleni yapıyor, hastaneciliği beceremediği gibi Polat Alemdar gibi kalıyor. Yani bir kurgu, yani bir senaryo, yani bir hayal..
MHP kimliğinin kullanarak, zannediyorum ki başındaki belalardan kurtulmak istiyor. Kulağıma gelmedi sanmasın, Silivri'de herkesi "küçük lokma" gördüğü için, Silivri'nin dışındaki büyükler adamı lokma gibi yerler!..
"Allah'tan MHP var" diyerek kimlik kurnazlığıyla belalardan sıyrılmaya çalışıyor...
***
Az önce de dediğim gibi, MHP'den aday gösterilen Hayati Arkaz, bölgemiz teşkilatlarına ciddi zararlar verecek. MHP oyunu arttırsa bile Arkaz'ın etkisi olmayacağından adım gibi eminim. Arkaz olmasaydı, bölgemiz seçmenleri MHP'ye daha çok ihtiyaç duyacak, reyini 3 Hilal'e basacaktı.
Parti ve particilikle, hatta siyasetle bile alakası olmayan birinin sıralamaya girmesi, MHP'nin gerçek emekçilerini kırsa da, asıl teşkilatçılığı çilekeş Ülkücüler yapıyor. Bakınız Erdem Karakoç'a ya da Volkan Yılmaz'a!.. Bir ordalar bir burdalar. İlçe ilçe, mahalle mahalle, köy köy, oda oda geziyorlar.. Peki Hayati Arkaz'ı ortalıklarda gören var mı?
Araz'ı 20 yıldır tanırım. Hangi niyetlerle siyasete girdiğini iyi bilirim. Partinin etkinliklerine katıldığında ilçe yöneticilerini selamlayıp "Desteğinizi bekliyoruz" diyerek MHP'lilerden MHP'ye oy isteyecek kadar "yabancı adaydan" ne beklenir...



