Türkiye yeni yeni tam Türkiye olma yolunda!
Asıl sahipleri, 2000’li yıllarda çıktıkları bu yolu yarı ettiler, hatta yarıyı geçtiler ve amaçlanan hedefe varmaya çok az kaldı. Bu hedef, Atatürk’ünde buyurduğu çağdaş, muasır medeniyetler seviyesi...
***
İşte bu hızlı ilerleyiş, Türkiye düşmanlarını çılgına çeviriyor. Hiç hesap edemedikleri, hiç akıllarından bile geçiremedikleri bu ilerleyişe engel olmak için, iç ve ucu dışarıda olan şer güçler, ellerinden geleni yapıyorlar.
***
Her defasında “Yok daha neler...” diyorsunuz ama dünü ve bugünü yaşamış, görmüş bu kardeşiniz gibi benimle aynı fikri savunan milyonlarca vatansever Türk milliyetçisi insanımız, düşmanın kötü niyetini, 78 ve 68 kuşağı olarak çok net görüyoruz.
Görmeyenler mi?
Bu görmeyenler zaten eskiden de görmezlerdi. 1980 öncesi Türkiye’de “Altıncı filoya hayır” diyenler, Moskof Rus’un filosunu isteyenlerdi! Ama biz her ikisini de istemeyenlerdik. Yani niyetlerinde, emellerinde 'Ülkü’lerinde, yine Türkiye’nin menfaatleri yoktu...!
Bunu çok net bilen, gören bizler yani Türk milliyetçileri “Ne Amerika, ne Rusya, ne Çin, her şey Türkiye için” derdik.
İşte muhalefet bugünde aynı, inanın yarında aynı olacak. Kısacası muhalefetin kafası hiç değişmedi ve bu saatten sonrada inanın hiç değişmez! Değişeceklerini de zannetmiyorum.
***
KUDURUYORLAR!
1950’li yıllardan sonra tek başlarına öyle uzun süreli iktidar yüzü görmeyen CHP, 2000’li yıllara gelindiğinde umutları bitmiş olacak ki; son yıllarda takiye üstüne takiye yapıyorlar. Sahte imamlar buluyorlar, sözde muhafazakar siyasetçiler buluyorlar ve seçim zamanı geldiğinde meydanlara sürüyorlar ama millet artık yemiyor bunları çünkü millet CHP’nin asıl niyetini çok iyi okuyor çünkü bu millette koskoca bir asrın tecrübesi var.
Yukarı da kuduruyorlar dedim ya, inanın gerçekten kuduruyorlar.
Cami, namaz, imam hatip, ibadet, türban, ezan dediğimizde “canım biz hiç iktidar olamadık ki; Türkiye’yi 50’li yıllardan günümüze hep sağcı muhafazakar partiler yönetti” diyorlar ve böyle söyleyerek işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar. CHP ve Sosyal Demokratlar fiilen iktidar olamadı ama fikirleri iktidardı. Askeriye yani ordu ellerindeydi, adliye yani hakimler, savcılar hem de en üstü tepeye kadar ellerindeydi.
Devletin bürokratları ellerindeydi. Fiziken iktidar olamasalar bile fikirleri, düşünceleri yani zihniyetleri iktidardı.
Kafası bozulurdu ordu ihtilal yapardı.
Kafası bozulurdu hakim savcı parti kapatırdı. Kafası bozulurdu bürokrat namaz kılanı oruç tutanı “şeriatçı” der işten atardı.
Şimdi kuduruyorlar çünkü başı örtülü diye okulundan atılan kızlarımız, o atıldıkları okullarda öğretim görevlisi olarak, edepli ahlaklı vatansever genç nesiller yetiştiriyorlar. Dün mahkeme salonuna ifade vermek için bile başı örtülü girilmezken şimdi o adliyelerde başı kapalı avukatlar, hakimler, savcılar ve milyonlarca çalışan memur var.
Kuduruyorlar çünkü dün askeriye içine oğlunu görmeye gelen anne başı örtülü diye nizamiyeden içeri giremezdi ama şimdi başı kapalı yani türbanlı subay ve astsubaylarımız var.
Dün namaz kılanlara bile tahammülsüzlük gösterip, “Kahrolsun şeriat” diyerek saldırılan ülkemde, şimdi Halk TV gibi aşırı sol destekçisi televizyon kanallarında dahi neredeyse besmele ile programlar açılıyor!
Daha binlerce, hatta milyonlarca örnek verebilirim.
Sol şunu unuttu ya da işine öyle geldi. Bu millet aç durur, susuz durur ama ibadetsiz durmaz. Bayraksız durmaz, söz konusu vatansa doların, avronun kaç para olacağının hesabını yapmaz.
Çünkü bu necip milletin dedeleri, ataları, bu vatanı açlık susuzluk hesabı yapmadan, cepheden cepheye aç susuz koşarak kazandı.
Onun için bu millet silkindi kendine geldi. Necip Fazıl’ın Sakarya şiirinde dediği gibi;
“Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk Sakarya..!”
İşte Sakarya ayağa kalktı, gerisi angarya...
Not: Yarın cezaevindeki Selahattin Demirtaş neden ve kimler tarafından aday gösterildi onu yazacağım...



