Dikkat ettiyseniz CHP Trakya'da panik içinde. Çünkü "kalelerini" kaybetme korkusu sardı. Mustafa Sarıgül, iki ay içinde tam "üç kez" Silivri'ye geldi. Kılıçdaroğlu, Trakya'da gezmediği yer bırakmadı. İşte gördünüz Silivri'ye bile geldi.
Trakya genelinde yapılan anketlerde CHP'nin oylarının düştüğü görülünce harekete geçtiler.
Hele ki Silivri...
Koskoca "Genel Başkan" düzeyinde isim ağırlanıyor, sonra Atatürk meydanında "tarihi kalabalık" deniyor. Büyük konvoyla geldi Kılıçdaroğlu, kalabalık gösterildi.
Özcan Işıklar'ın ekibinden şimdiye kadar "kuş bakışı" fotoğraflar tam anlamıyla basına servis edilmedi. Ya kırptıklarını gönderdiler ya da yatay olarak "en çok kalabalık nasıl görülür" diye düşünerek o açıdan çektiler.
Fotoğraf çekimlerinde bazı taktikler vardır ki, bu tip mitinglerdeki hile şudur: Ne fazla yüksekten ne de fazla alçaktan çekim.
Tam ortayı ayarladığınız zaman binlerce insan toplanmış gibi gözükür. CHP Silivri Belediye Başkan Adayı Özcan Işıklar'ın ekibi de öyle yaptı.
Tam ortasını çekip gönderdi, herkes mahşer alanı sandı.
Şimdi gidenler diyecektir "el insaf, kör müsün" diye.
Kör değilim ama aptal da değilim. CHP lideri "büyük bir konvoy" ile geldi. Atatürk anıtı önünü bilenler zaten Kılıçdaroğlu'yla birlikte gelen partililerin dolduracağını hesap ederler.
Birazcık da Silivri'den katılım olsa, al sana dolu meydan.
Silivri'nin festival alanı var ve 7 bine yakın insan alıyor. O alan bomboştu. Neden burada yapmadılar halen bu konuşuluyor sokakta. "İnsanları toplayamama" düşüncesinden mi bilemiyorum artık...
***
CHP'nin panik içinde olduğunu söyledim sözlerimin başında. Mesela Silivri Belediye Başkan Adayı Özcan Işıklar'ın Silivri'ye yönelik herhangi bir projesi yok. "En büyük projemiz insan" deyip duruyor. Yahu bu insanları refah içinde yaşatacak imkanlar sunamazsan nasıl yapacaksın o işi? Sadece yol, park, bahçe yaparak mı "insan merkezli" çalışıyor anlayamadım.
Sarıgül geliyor, genel politika yapıp AK Parti'yi eleştiriyor...
Genel Başkan Kılıçdaroğlu geliyor, yine genel politika yapıp AK Parti'yi eleştiriyor...
Silivri adayı Özcan Işıklar, proje üretemediği için, O da genel politika yapıyor.
***
Hadi Sarıgül ile Kılıçdaroğlu'nu geçtim, Özcan Işıklar'ın neyine genel politika yapmak. Kahveye gidiyor, "bunlar hırsız" diyor, sokağa çıkıyor "bunlar çalıyor" diyor, evlere gidiyor "bunlar haram yiyor" diyor.
Vatandaşlar "Tamam onlar hırsız, siz Silivri'ye ne yapacaksınız" diye sorduklarında "Aydınlık yarınlar hazırlıyoruz. Bizim projemiz insan" cevabını veriyor. Yılmaz Kandemir, "dürüstsen bu evler nasıl alındı, bu paralar nerden geldi" gibisinden soruyor, ama Özcan Işıklar susuyor!
Yani Kandemir de Işıklar'ı hırsızlıkla suçluyor, ama Işıklar'dan tık yok...
***
Silivri çarşısında esnaf bitik, kan ağlıyor. Eski esnaf odası başkanı Ali Tabakoğlu, geçen hafta yüzlerce esnafın 5 yılda nasıl kepenk kapattığını anlattı rakamlarla. Evet gerçek sayılarla açıkladı. Esnafın hali bitmiş durumdayken hangi aydınlık yarınları sunuyor Özcan Işıklar?
Çarşı merkezinde insanlar araçlarını park edecek yer bulamıyor, otopark sorununu çözememiş, "Mutlu Silivri'yi oluşturacağız" diyor. 5 yıldır kendisi yönetiyor Silivri'yi... Bu 5 yıl mutlu edemedi de, önümüzdeki dönem mi edecek?
E-5 yan yol Gürem İşkembe'den trafik bir başlıyor, belediye konutları alt geçidine kadar..
İnsanlar "buradaki trafik sorununu çöz artık" demekten bıktı, Özcan Işıklar halen "sosyal belediyecilik"ten bahsediyor. Işıklar, daha ufacık bir bölgedeki trafiği çözemiyor, kalkıp insanların moral ve motivasyonunun olduğu bir Silivri'den söz ediyor.
Trafik çilesi insanı katil eder. Bunu bir türlü anlayamayan bir belediye başkanı. Sinirler geriliyor, sürücüler kavga ediyor, vatandaşlar ezilme tehlikesi geçiriyor o bölgede, bizim başkanımız da "refahtan ve rahatlıktan" dem vuruyor.
Gençler sahildeki kafelerden başka bir yere gidemiyor, Kültür Merkezi'ni yapmayı becerememiş, "gençler hayal edecek biz yapacağız" diyor. Allah'ım ya Rabbim böyle bir siyaset anlayışı mı olur. Aynı sloganı, aynı dümeni 2009'da da çevirdi. O zaman da çocuklar hayal etmişti, halen yaptığı bir şey yok...
"Üniversite temeli Mayıs'ta atılacak, Haziran'da atılacak, Ocak'ta atılacak" diye diye manşetler attık. Ortada üniversite yok, hiçbir şey yok.
Aslında fazla söze gerek de yok. Aklı başında olan bir vatandaş, boş laflarla hizmetin gelmediğini görebilir. Silivri'nin etrafına şöyle bir baksınlar yeter...




