Ramazan geldi, hoş geldi.
Bayram geliyor, inşallah oda hoş gelir.
24 Haziran da seçimler var ama seçimler hiçte hoş gelmedi!
Demokratik sistemlerde seçimler, bayram havasında geçmedikçe hoş gelmez.
Bir kere çok erkene alınmış bir seçim.
İkincisi böyle bir seçime ne partiler hazırdı, ne de millet!
Üçüncüsü ise, Ramazan’a denk gelen bir seçim olduğu için performansı düşük, istismarı bol olan bir seçim. Ve hiçte hoş olmayan görüntülerle, gürültülerle siyasilerin adeta şov malzemesi olarak Ramazan ayının kutsallığının ayaklar altına alındığı bir seçim.
En kötüsü de bu işte!
Oruç tutan tutar, teravihe giden gider, namaz kılan kılar, inanın buna zerre kadar sözüm yok ama milletin duygularını, inançlarını siyasetinize alet etmeyin diyordum da maalesef günlerdir edildi.
***
Neyse olan oldu. Niyeti halis olandan Allah razı olsun. Ettiği hayırlar, tuttuğu oruçlar, kıldığı namazlar ve ettiği dualar inşallah kabul olur.
***
Söz, Ramazan ayı ile seçimlerden açılmışken çok önemli gördüğüm bir mevzuda fikrimi belirtmek istiyorum.
Siyasette, pazar yerine çevrildi ve parlatılmış sebze meyve gibi bazı siyasiler tezgahın ön yüzünde görünmek için çok büyük bireysel faaliyetler, etkinlikler yaptılar. Ramazan ayı olduğu için iftarlar verdiler, fakir fukaraya erzaklar dağıttılar.
***
“Ne var bunda gayet güzel yapmışlar” diyebilirsiniz. Haklısınız da benim itirazım bunu kendinizi ön plana çıkarmadan, partinizin ilçe teşkilatları ile birlikte yapsaydınız hiç itirazım olmazdı.
Paranız var ya onun şımarıklığı içinde kendi adınıza toplu iftar programları tertiplediniz!
***
Bunu yaparken de parti genel merkezlerine mesaj verdiniz, “Bakın ben iftar verdim, beş bin ila on bin kişiyi topladım, yerel seçimlerde ben aday olursam arkamda ne kadar oyum olduğunu görün...” dediniz.
Durum böyle olunca benim ilk aklıma gelen siz dava mava adamı değil, hiç kusura bakmayın menfaat adamısınız!
***
Mesela şunu yapsaydınız; ilçe teşkilatına gidip, yöneticilere deseydiniz ki “Arkadaşlar biz hayır işlemek istiyoruz ve bunu teşkilatımızın tertibi ile yapmak istiyoruz yani sponsor olalım iftarı teşkilat vermiş gibi olsun ve bu organizasyon da konuşma yapan hatipler bize de isimlerimizi söyleyerek bir teşekkür etsin” deseydiniz hem parti yöneticileri gözünde, hem de halkın gözünde itibar görürdünüz...
İşleriniz tıkır gelirler iyi. İşler iyi gidince artık size işler keyif vermiyor, başka heyecanlar arıyorsunuz.
İşin garibi bunları yaparken vakıf adına yapıyorsunuz.
İnanın çok ayıp ediyorsunuz, kaş yapayım derken göz çıkartıyorsunuz!
İsim vermek istemiyorum elbette ama bölgemizde bunu sıkça yapan bir kaç kişi...
İşte bu kişiler, yerel seçimlerde belediye başkanlıklarına oynayan göz kırpan kişiler.
Ben parti yöneticisi olsam bu kişiler aday adayı olduklarında önce “Ben” değil “biz” demeyi öğrenin, öyle gelin derim.
Siz gidin o vakıflarınız da “başkan” olarak devam edin derim çünkü siz dava için değil, her partiye “Çok yandaşım var” diyerek göz kırpıyorsunuz derim.
***
Kısacası ay Ramazan ayı olması kadar, seçim ayı da ve hatta öğrencilerin karne ayı.
Öğrenciler bugün dönem içinde başarılarına göre puan aldılar ve bu puanlar karnelerine yansıdı.
Öyleyse ben de siyasi tecrübeme dayanarak bu tür siyasetçilere en düşük notu veriyorum yani sıfır...




