Dün Silivrispor ile Çatalcaspor arasında oynanan lig maçından sonra Silivrispor Kulüp Başkanı Ümit Kalko ile sohbet ettik.
Silivri’deki yerel basın mensuplarının da hazır bulunduğu sohbette, fırsat yakalamışken Sayın başkandan bir de demeç aldık.
Bu demeci, haber sitemizden okuyabilirsiniz. Asıl ben kendi yorumum ve üslubumla birkaç konuya değinmek istiyorum.
İlk konu;
“Yedi göbek Silivriliyim” ve “Silivrispor sadece bir futbol kulübünün başarılarından mı ibarettir. Silivrispor bir duruşun, bir ilkenin ve aynı zamanda bir ahlakın temsilcisidir” diyen Sayın Soyaslan, aynen katılıyorum size. Silivrispor bir duruşun adı, bir ilkenin adı ama sizin duruş hiçte ilkeli ve dürüstçe olmadı!
'İcra' bir yana da şu açıklamayı yazarken bile yüreğin hiç mi 'CIZ' etmedi?
“Yedi göbek Silivrili” kardeşim, yetmiş göbek Silivrili olsan bile yaptığın eylem kadar yaptığın açıklamadan anlıyorum ki “Yedi göbek Silivrili” olman, hiçbir şey ifade etmedi çünkü görüyorum ki göbeğin eksik kesilmiş!
Silivrispor yönetimine gıyaben verdiğin yazılı cevabını, pür dikkat birkaç kez okudum. O metni sizin yazdığınıza inanmasam bile, altında sizin imzanız olduğu için siz yazdınız sayarak bende birkaç kelam etmek istedim. Çünkü bende “Yedi göbekten” olmasam bile, kendimi Silivrili görüyorum.
Beni sizlerde bilir ve tanırsınız ki sporla pek alakam yok. Bu konunun ahlak yanı benim ilgi alanıma giriyor…
Tabir yerindeyse bitmiş yani “Yedi göbek Silivrililerin” batırdığı ve adeta yerlerde sürünen kulübü, elin oğlu aldı, battığı çukurdan çıkarma gayreti içine düştü. Siz ise üç kuruş borcu “fırsat” bilip kulübü icraya verdiniz!
Ha bu arada o borcu da senin gibi “Yedi göbek Silivrili” Seyfi Atun’un oğlu İhsan Atun yaptı!
“Ahlak”tan bahsetmişsin de sevgili kardeşim, Ümit Kalko’nun beyanına göre ortada fatura yok senet var hatta senette çakma senet çıkmış ve düzeltme yapılmış!
Bu mu şimdi ahlak?
Eski yönetim iş başında olsaydı, faturasız tahsilat yapacaktın ve 25-30 bin lirayı alacaktın, keyifle yiyecektin yani faturasız tahsilat yapıp, vergi kaçıracaktın!
Güzel kardeşim sen ahlaklı olsan bile, hiç kusura bakmada “Akıl hocaların” bana ahlaklı gelmedi çünkü seni yanlış yönlendiriyorlar!
“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” demişsin diye ben bu yazıyı yazdım yani ortada kocaman bir haksızlık var!
Ümit Kalko’yu dinleyince haksızlığı gördüm.
Ümit Hoca diyor ki; “Borç olduğu doğru ama ortada icraya verilecek bir durum yok çünkü biz Silivrispor kulübünün borçlarını zaten ödüyoruz. Sadece zamana yaydık.”
Kalko, “Üç milyonun üzerinde bir borç vardı, borçlularla tek tek görüşüldü, bazıları yarı parayı aldı yarısını kulübe bağış yaptı. Bir kısım borcu yapılandırdık, taksit taksit ödüyoruz” dedi.
Nur içinde yatsın, deden bu kentin ilk seçilmiş Belediye Başkanıymış!
“Dede soğan yer torununun ağzı kokar” dedikleri bu demek ki!
Adamcağızın kemikleri sızlamıştır!
Bir de demişsin ki, “Silivrispor’un yöneticileri, küçük esnafın üzerine basarak yükseleceklerini sanıyorlarsa, aldanıyorlar.”
Pes yani güzel kardeşim. İnan zır cahil kişi bile bu lafı etmezdi.
Sadece çok yazık diyebiliyorum.
Açıklamanın sonuna da 'cuk' diye Atatürk’ün veciz sözünü oturtmuşsun ya bu da ayrı bir zırvalama yani!
“Mesele sportif başarı değildir, mesele Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi zeki, çevik, ahlaklı olma meselesi” demişsin...
İnan işte bunu gerçekten işkembeden atmışsın.
Ticaretine bile Atatürk’ü karıştırmaktan hiçbir sakınca görmemişsin ve tekrar tekrar sadece yazıklar olsun diyorum.




