Öyle böyle bir yılı daha devirdik. 1960 yılından bu yana, tam tamına 56 kere yeni yıla ‘merhaba’ demişim.
Çocuk oldum, delikanlı oldum, orta yaş derken, yeni bir yıl ile ihtiyarlığa da ilk adımı attım.
Çocukken gençlik hayali, gençken askerliğin bir an önce bitmesi ve askerden sonra da evlilik. Evlendikten sonra ise düzenli bir iş, huzurlu yuva, sağlıklı ve sevimli çocuk ya da çocuklar.
Bir işim oldu, çocuklarım oldu, bu kez de ‘ah bir büyüseler’ dedim. Büyümeye başladılar ‘ilkokulu bitirseler’ dedim, oda bitti, ‘lise’ dedim, ‘üniversite’ dedim, ‘evlenseler de torunlarım olsa’ dedim...
Kısacası diye diye, isteye isteye, arzu ede ede, hayal kurarak, tam tamına 55 yılı geride bıraktım.
Gün oldu güldüm, gün oldu gizli gizli ağladım. Gözyaşlarımı hep gizledim, öyle zamanlar oldu ki, hıçkıra hıçkıra ağlamayı istedim ama “Erkekler ağlamaz” dendiği için, gözyaşımı içime akıttım.
Tıpkı senin gibi yaşadım emmioğlu!
Sende aynen benim gibi bir hayat sürdün, dünya dediğimiz bu yer küre filim seti gibi, bir sokak başında karşılaştığımız da gülücükler atarak selam verdin, mutluluk oyunu oynadın, çünkü hayat sana bir rol biçti ve sen bu rolü karınca kararınca oynamaya çalıştın.
Ne kadar uzun metrajlı olsa da, film bitiyor emmioğlu...
Bazı kısa metrajlı filmler gibi, kısa ömürlü olanlarımız da oldu. Dedim ya bir ömrün başlaması da bir filmin başlaması gibi...
Velhasıl kelam filmin sonuna yaklaştık. Benim hayatımı izleyenlerin birçoğu “iyiydi” deseler bile çoğu da “Çok kötü bir filmdi” diyecek.
Herkese göre değil, kendime göre bir dünyada kurdum desem bile sen buna inanma çünkü kimse kendi için yaşamıyor!
“Önce can” dediğimize bakma sen, önce can demekle kastımız da mesuliyetini taşıdıklarımız önceliğimiz oluyor.
Hayatın belirli bir kısmında annemiz babamız kardeşlerimiz için bir mücadele ile başlayan hayat sonrasında çocuklarımız evimiz yuvamız...
Daha sonrasında, torunlarımız bile önceliğimiz oluyor “Amaaannn anası var, babası var bana ne” diyemiyoruz çünkü insan olmamızın gereği olan sahiplenme duygusu buna da mani oluyor. Yukarıda söyledim kimse kendi için bir yaşam alanında yürümüyor, hepimizin ortak değerleri aile...
Yani hayat çok uzun bir yol, yürü yürü bitmez, bittiği zaman da ister yüz, ister yüz elli yıl yürü sana yine çok kısa gelir.
55 yıl böyle yaşadım böyle düşündüm ve bu düşüncemi hayata geçirmeye çalıştım. Ha ne kadarımı uygulayabildim işin orası da ailemin takdiri hadise bu!
Kısacası bir ömrün içinde acı tatlı anılar var ve bir ömür öyle dört dörtlük mutluluk içinde geçmiyor. Bu düşünceler ışığında yeni yılın önce sağlık, mutluluk, huzur getirsin emmioğlu...



